Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

8/6/2007 - biji kurdistan

                            

                                      

 

                                                                                            

                                                

                                                                    

                                            

 

 


    
              

 

                       
                                                                                                


29/4/2007 - Ateşin Çocuğu

 

 


                               (Mazlum DOĞAN ın Anısına)                    


Kaç zamandır
Bu kadim günü beklemiştin,
Kimseler duymadı sesini
Ne tarihlere kuşandı sevdanın ateşi
Ne de mücadeleni yarıda bırakacak en küçük eylemini.


(Düş)ün gerçekleşmişti
Kemallere sözün vardı
Çift gözlerinde bir bir yoldaşlar.


Yıldızların bile utandığı aysız gecede
Vahşetin ve insanın onuru kırıldığı,
Amed zindanı ve ölüm hücrelerinde


Üniformalı dehaklara ders verme zamanı gelmişti


O an yaklaşmıştı


21 Mart gecesi


Halkının özgürlüğü için


Newroz ateşini kendi körpecik bedenini ateşe vererek alevlendirdi.


Üç kibrit çöpüne selama durdu
Ölümsüzlüğün  özgürlüğün ve casaretin gecesi
Zindanın tüm karanlık hücrelerini,
Namus bellediğimiz tüm kahpelikleri aydınlattın alevinle


Alev alev bedeninle


Hayrilere sözün vardı
Tüm tutsak yoldaşlara cesaret oldun
Yıktın tüm zulmün kalelerini
Yozlaşmış tüm beyin hücrecikleri alevinle bir bir yok ettin;


Bak Mazlum heval!
Dörtler senin için tek nefes oldu
"Mazlumun ruhu"nu
Kendi bedenlerini ateşe vererek
"Dörtlerin Gecesi"nde ölümsüzleştiler.


Dört beden
Dört can
Dört halk
Ve ölüm


Ölüm ve tarih
Ölümde yaşamak gerekir dedi tarih
İşte o an alevlendi bedenin
Tüm halkların kardeşliği adına
Tek ses değil artık
Kırk milyon seninle yaşıyor,


Mazlum heval!!


                    welatperest21/Amed/27 03 2007


29/4/2007 - Biji serok Apo

 

A'di üc harfle anilirdi
B'üyük asrin önderi
D'emokrasi adami
U'cusan bir güvercin kadar özgür
L'anete her zaman karsiydi
L'ale cicegini nerde görse sular
A'zadi azadi derdi her zaman
H'alkin derdine careydi...


Ö'zgür pirlayan günesti
C'anli olan bir sehitler partisi vardi
A'teskesi ilan ederdi cözüm icin
L'es kargalarina karsiydi
A'mansiz bir ihanete ugradi
N'ewroz cicekleri ihanetcilere

"Biji serok Apo, biji serok Apo" derdi...



25/4/2007 -

 


25/4/2007 - asik olamadigim sevgilim

       

Senin gülüsünü sevdim,

Sicak tenini,

Gözlerindeki yasam umudunu sevdim,

Ellerinin dost ve arkadasca dokunusunu,

Rüyalarimdaki gizli sevgilim,

Ne kendime nede baskalarina itiraf edebildigim,

Yüregindeki safligini ve temizligi sevdim,

Hic uslanmadan sana akan düsüncemde sevdim seni,

Yüregimdeki bitmez tükenmez hasretini sevdim,

Severken yasamaya tutundugum sevgilim,

Ben seni görmeden sevdim,

Dokunmadan, dokundum sana

Gözlerinin icine bakmadan sevdim seni,

Öylesine sevdimki sensiz hic bir dakikam gecmez oldu,

Düsümde,

Rüyamda,

Yüregimin en ücra kösesinde sevdim seni,

Sadece sevmedim seni,

Asik olmadigim sevgilim,

Sana tanriya tapar gibi taptim,

Hic asik olmadigim sevgilim,

Ama hic sevmedim seni

Hic asik olmadim sana,

Severken bile sevmedigim sevgilim

Sana asik oldugumu söyleyemedigim sevgilim,

Seni sevdigimi kendime bile itiraf edemedigim sevgilim,

Ben seni sadece rüyamda sevdim,

Düsümde,

Gizlice ve yanlizca,

Kendimde bile kiskandigim sevgilim,

Asikimi itiraf edemedigim sevgilim,

Seni seviyorum!

Ve seni delice seviyorum

Asik olmadigim sevgilim!

seni seviyorum!

 

( rüyamdaki ve herkesten kiskandigim sevgilim

                  

                                                        Apoist Amara


25/4/2007 - Ben Mezopotamya

 

Ben Mezopotamya !...
Asya'nın nazlı kızı.
Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı...Sevgi ve kin,
Öfke ve hırs,
Savaş ve barış bende anlamlandı.
Bende vücut buldu ruh,
Tarih benimle başladı...
Özgürlük göbek adımdır,
Dağlarımda ve ovalarımda,
Zümrüt yeşilinde
Ve güneşin sihirli renklerinde,
Rüzgarın o karşı konulmaz,
Muhteşem ritminde bir kısrak olur,
Fırat'la yarışır,
Dicle'de dinginleşirim..
Nemrut'ta kara kartalın kanatlarında
Tanrılara meydan okurum...
Eridu'da Gılgameş olur, Enkidu'yu ehlileştiririm,
Hammurabi olur 282 ile düzen getiririm...
Tanrıça İştar benimle aşık atamaz,
Çünkü özgürlük ve sevdanın pınarı benim..
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Asya'nın nazlı ve biricik kızı...

Güneş;
Önce
Ve en güzel bende doğar.
Yayılır çekinmeden,
Çırılçıplak dolanır gün boyu
Ovalarımda, dağlarımda...
Kah bir kelebeğin kanadında,
Kah yeni doğan bir kuzunun yanıbaşında,
Bazen tohuma duran bir çiçeğin tomurcuğunda
Bazen de İzlo'nun doruklarında akşamı getirir...
Vedalaşırken batımda,
Mor gecede ayın en güzel yüzüne emanet eder beni,
Ertesi günde buluşmanın sevgi ve coşkusuyla...
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Güneşin ve ayın maşuku...

İnsanlarım mert ve sevecen,
Çünkü benim suyumu içtiler,
Ekmeklerinde, sevgiyle büyüttüğüm başaklarım
Ayranlarında, sütümle beslediğim,
Mis kokulu otlarımın tadı var...
Çünkü onlar benim çocuklarım,
Ruhları bende bedenlendi...
Özgür, mağrur ve sevgi dolu....

Zamansız zamanlar,
Dokunulmamış zaman aralıkları,
Çağlar ötesi kültürler,
Atlar ve atlılar,
Diller ve dinler,
Gelenek ve renklerle,
Çocuklarımın içindeki evrenim ben.
Tıpkı;
Güneşin etrafında dönen dünya gibi,
Etrafımda sevgiyle, coşkuyla dönerler.
Geçmiş ve geleceği,
O an yaşatırım onlara,
Geçmiş ve geleceğe saplanmadan...

Ateş ve su;
Benim şahitliğimde evlendi,
Ateş sunakları,
İlk ve en önce,
Benim için yakıldı.
Gündüzlerin gündüz,
Gecelerin gece olduğu,
Uçsuz bucaksız,
Bir sığınak oldum çocuklarıma...

Kıl çadırlarda,
Yaşama yön veren rituellerde,
Hep baş köşede oldum;
Mırra;
Ateşin, suyun
Ve çocuklarımın
Hediyesi oldu bana.
Çünkü;
Yiğitlik,
Ahde vefa,
Barış ve hoşgörü,
Toprağıma ve insanıma verdiğim mayamdır...
Çünkü, Ben Mezopotamya'yım,
Asya'nın mağrur ve anaç kızı...

En iyi bağbozumları bende olur,
En iyi şarabı, en tatlı şırayı ben veririm
Belki de bundandır,
Benim topraklarımda aşk,
Sevmek ve sevilmek,
Şarap tadında olur...
Bundan değilmi ki;
Babil Kralı Nabukodonosor,
Sevdası için Mardin'den Şamran'larla
Şıra akıttı yüzlerce mil aşağılara,
Bundan değilmi ki,
İskender Zınnar'a ;
Prenses Fahriyye ve Ravza cennet bahçelere,
Şad Buhari Mardin'e yerleşir..
Timur, Kustus, Antonius ve daha nicesi,
Bu sevdanın peşinde topraklarıma kan bulaştırdılar...
İhanet ektiler topraklarıma;
Kelepçe vurdular çocuklarımın gözyaşlarına...
Dağlarımda ağaç bırakmadılar, çıplak kaldım,
Utanırım..ele güne karşı,
Utanırım.. aya, güneşe karşı
Çünkü ben Mezopotamya'yım,
Asya'nın nazlı ve özgür kızı...

İbrahim bende doğdu,
Sin Mabedinde aya ve yıldızlara yakarırken doğruyu buldu...
Zarathustra, Mani ve Yezidiliğe ben ilham oldum,
İlk Hıristiyanlara ben kucak açtım
Lorna ve Anastisiupolis ile, İslam'ın yolunu ben açtım
Dermetinan'da Hacı Kemal,
Kosar'da Hoca İhsan, Selman-i Pak ve niceleri İslam dediler;
Moşe Bar Kifo, Hanna Dolabani;
Hammara'da, Deyru'z Zafaran'da, Mor Mihail'de Mesih demediler mi?
Ekmeğim, suyum ve güneşim hepsine yetmedi mi?
Yetmedi mi? Zeytinim incirim ve narım...

Utanırım anamdan, kardeşlerimden, çocuklarımdan
Utanırım güneşten, aydan ve rüzgardan...
Utanırım, aç yatan bebelerden, dedelerden,
Utanırım, el kapısında iş dilenen civanlardan,
İçtiği suya pislik bulaşmış analardan, babalardan utanırım..
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Asya'nın nazlı ve mağrur kızı...

Necat İLTAŞ


25/4/2007 -

Gideceksen eger,

varsa gidecegin bir yer

öyle bir yer olsa bile

o yerlerde insanlar

yildiz yagmurlari altinda

Hint kasirgalarinda

atese sariliyor olmayacaklar

söylemedi, demedi deme

gidiyorsan eger, bilmelisin

o yerlerde insanlar

yürek gümbürtüleriyle

karsilamayacaklar seni

Gideceksen eger

biliyorum olmadigini ya

öyle bir yer yok

Gideceksen eger yine de

cizgilerin ötesine

bütün renklerin siyah ve

beyaz oldugu mavisiz ülkeye

günün birinde aldanmayacak bir yere

ilik rüzgarlar salmayacaksan

kirli, sari yagmurlar yagacak üzerine

elbette ki sofranda ac kalkacaksin

deryalara kavusamayacaksin

türküler uzagindan gececek

eger gideceksen

ellerine siginmak isterim

kalman icin ya

yine de gideceksen eger

seni yildizsiz,

bitimsiz bir gecenin

kuytuluk bir yerinde

kirli karanliklara gömerim

Sehit Zinarin

Selma Dogan


25/4/2007 -

 

                                                                                    


25/4/2007 -

                                                                                                                                                                                   


Image Hosted by ImageShack.us