Ey zulmün yaraticilari ve acimasizligin cellatlari!
Vuracaksiniz da ne cikacak ki vuracaginizdan.
Inancimin kutsalligidir beni direngenlige baglayan.
Biz görmesek de duyariz ihanetin ayak izlerini.
Tutsagim ama yüregim özgür daglarda atar.
Kelepcelidir ellerim; fakat zaferin isaretini yapar parmaklarim.
Karanligin tufanindan görürüm günesi
Ve sen sevdigim; bakma gözlerime;
Cünkü gözlerimde cigliklarin sahneleri oynaniyor.
Kan ve kiyimin senaryosu cevriliyor
Los bir hücrenin kuytu kösesinde.
Susuzdur dudaklarim; ama islaktir saclarim
Bedenimde ter ve kan damlalarinin karisimindan
Bir nehre akiyor sularim.
Kapalidir gözlerim; ama görürüm
Ceneye sarkan katil biyiklari.
Ey karanligin diktatörleri:
Kulaklarinizi acin ve duyun beni
Parlak bir günde göremeyecek miyiz yüzlerinizi?
Ve sadece kösklerinizden mi yok edeceksiniz beni?
De haydi söyleyin:
Bir tek gecenin suskunlugunda mi kaciracaksiniz yalnizlarimi?
Bu kör ve sagir duvarlarin dili olsaydi da
Söyleyebilseydi copla parcalanan kafalari
Elektrikle tutusturulan bedenleri,
Ve haykirabilseydi kasatura edilen bedenleri, oyulmus gözleri
Ve kesilmis kulaklari...
Ey karanligin prensleri!
Sakin dokunmayin bana:
Biz ölsek de
Kendi kitabimizin inancina göre atesleriz bedenimizi.
Doktor Muzaffer