<style type="text/css"> #header { padding: 0; margin: 0; position: absolute; top: 0px; left: 0px; width: 100%; height: 24px; overflow: hidden; background-image:url('http://www.blognow.com.au/wpimg/headbg.gif'); background-color: #DDDDDD; background-repeat: repeat-x; width: 100%; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 11px; color: #000000; } #header a { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 11px; color: #000000; text-decoration: underline; } #header .right{ float: right; margin: 2px; padding: 2px; font-weight: bold; } #header .left { text-align:left; font-weight: bold; margin:2px; padding: 2px; } </style> <div id="header"> <div class="right"></div> <div class="left"><a href="http://www.blognow.com.au">Powered By BlogNow - Get Your Free Blog</a></div> </div><br clear="all" /> apoist_amara
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

9/6/2007 - Dewres

                                                      

           

 

Özlemek nedir bilir misin? ey ay gülüslü, günes yüzlü simsek gözlü kahraman cocuk bilirmisin? anilarin akinca yüregime vurur gögsümün kafesine "niye yoksun" diyemez dilim

cünkü yoklugun yasamak icindir yasamaksa ölümden gecer ama neylersin iste bir nacar yürektir bizimkisi kaldiramaz hasreti ve özlemi secer...

kahkahalarida

cudi den sincar daglarina gectiler. Sengal dagi na ulasinca dünyaya yeniden gelmis gibi iclerini bir sevinc sardi. SEYH adi türbesinin bulundugu lales tapinagini ziyaret ettiler.

Havanin sicakligi degil, ama Adule nin aski Dewres i icini kaynatiyordu. Her gün bir az daha eriyordu.

Gözleri iyice cukura kacmis , avurtlari cökmüs, boynu incelmis, bacaklari cita gibi olmustu.

Dewres yaniyordu. her gün sengal dagina cikiyor, sarki söylüyor, askini destanlastiriyordu. Ne yagan yagmur ne zap suyu ne dicle nehri ne de daglarin zirvesindeki kar yüregindeki atesi

söndüremiyordu.

Dewres her ibadet vakti dizlerini topraga dayiyor, ellerini havaya kaldiriyor, tanridan yardim istiyor, seyh adi ye yalvariyordu. Dewres basinin alip daglara cikti.

 

Kuslarla, taslarla, agaclarla konustu. bir dervis gibi adule yi aradi aradi aradi, basini agaclara, taslara vurdu göz pinarlari kurudu, nefesi kesildi Uyku yüzü görmedi. Yarali bir aslan gibi oradan oraya sendeleyip durdu.


9/6/2007 - ey yuce sahit

                                                                       

Sana sözümdür, Söz ise onurumdur. Sen hakkimi fedaisi, ülkemin özgürlük savascisi, gelecek güzel günlerin habercisi, askimizin yolcusu Özgürlük sahini senin birakmis bizler devretmis oldugun bayragi hic bir zaman yere düsümeyecegiz. Sana ve ugrundan canini adadigin Önderligine, partine ve dava sonunadek sahip cikacagiz. Senin yolunu yolumuz seni sevdani, sevdamiz elledik.

Ey Kurdistanin Özgürlük umudu! senki kanini Ülkeme feda ettin, gelecek güzel günleri halkina armagan etmek icin, onlarin gelecegi icin en degerli varligini canini verdin. Sende bunu bilki bu halk ne seni ne davani unutmayacak intikamini bu topraklara anamiz olan Kurdistana özgürlük getirerek alacaktir. Birakmis oldugun silahin ve mevzi düsmeyecek daha da cogalacaktir.

Halkin söz verdi sana ve ÖNDERINE sözünü onur elledi, kanini kanina katincaya kadar savasacak senin gibi birer Özgürlük fedaisi olmak icin Özgürlük daglarimiza akin edecek yigit Kürt gencligi hazir bekliyor. Imrali nin yoldasi sen hic bir zaman ölmeyecek hep kalbimizin en derinliklerinde yasayacak. Seni ve GÜNESini kalbimize degil RUHUmuza isledik cünkü ruh ölümsüzdür. Ve sizler bu halk var oldukc

Seni ve GÜNESini kalbimize degil RUHUmuza isledik cünkü ruh ölümsüzdür. Ve sizler bu halk var oldukca yasayacaksiniz, davaniz Zaferle taclanacaktir. Binlerce yoldaslarin Özgür Daglarimizda özgürlük halayina tutunmuslar, en güzel ask ezgilerini senin icin söylüyorlar. Halkin direnis meydanlarinda sana en güzel sözlerini söylüyor. Seni unutmayacagiz daim yasayacaksin

                EY YÜCE SEHIT!

                 18.03.2007 16:46

             apoist_amara


25/4/2007 - karanligin prensleri

 

 

Ey zulmün yaraticilari ve acimasizligin cellatlari!

Vuracaksiniz da ne cikacak ki vuracaginizdan.

Inancimin kutsalligidir beni direngenlige baglayan.

Biz görmesek de duyariz ihanetin ayak izlerini.

Tutsagim ama yüregim özgür daglarda atar.

Kelepcelidir ellerim; fakat zaferin isaretini yapar parmaklarim.

 Karanligin tufanindan görürüm günesi

Ve sen sevdigim; bakma gözlerime;

Cünkü gözlerimde cigliklarin sahneleri oynaniyor.

Kan ve kiyimin senaryosu cevriliyor

Los bir hücrenin kuytu kösesinde.

Susuzdur dudaklarim; ama islaktir saclarim

Bedenimde ter ve kan damlalarinin karisimindan

Bir nehre akiyor sularim.

Kapalidir gözlerim; ama görürüm

Ceneye sarkan katil biyiklari.

Ey karanligin diktatörleri:

Kulaklarinizi acin ve duyun beni

Parlak bir günde göremeyecek miyiz yüzlerinizi?

Ve sadece kösklerinizden mi yok edeceksiniz beni?

De haydi söyleyin:

Bir tek gecenin suskunlugunda mi kaciracaksiniz yalnizlarimi?

Bu kör ve sagir duvarlarin dili olsaydi da

Söyleyebilseydi copla parcalanan kafalari

Elektrikle tutusturulan bedenleri,

Ve haykirabilseydi kasatura edilen bedenleri, oyulmus gözleri

Ve kesilmis kulaklari...

Ey karanligin prensleri!

Sakin dokunmayin bana:

Biz ölsek de

Kendi kitabimizin inancina göre atesleriz bedenimizi.

Doktor Muzaffer


25/4/2007 -

 

 

            • Kadincilik Kadinin Özel Olarak Kisiliksizlestirilmesidir
            • Kisi olarak sahsen ben kadinin gelistirilmis "statü" altinda yasamayi nasil kendisine yedirdigine hep sasarim. Fakat sunu sezdigimi acikca itiraf etmeliyim: Kasaplar hayvani kesime alirken, hayvan aslinda kesilecegini fark eder ve tir tir titrer. Kadinin erkek karsisindaki durusu bana hep bu titremeyi hatirlatir. Kadin karsisinda titremedikce erkek rahat olmaz. Egemen olmanin bas kosulu budur. Kasap bir defa keser, o tüm ömrü boyunca keser. Ifsa edilmesi gereken gercek budur. Bunu ask sarkilariyla gizlemek asagilik bir harekettir. Uygarlik altinda en degersiz nesne ve kavram aska dair söylenenlerdir. Bir erkegin hic basaramadigi, basarmak istemedigi, bir kadina olaganca dogalligi icinde yaklasabilme gücüdür. Ben sahsen böylesi bir tavri gösterebilecek erkegi gercek kahraman olark degerlendiririm. Sorun basit zaaf, biyolojik cinsiyet farkindan dogmuyor. Hiyerarsik devletli toplumun ilk katmanlasma nesnesi olarak kadini en alta yerlestirmesinden kaynaklaniyor. En derin toplum sorunu olmasi, toplumda yerlestirilmis statünün özelliklerinden ileri geliyor. Sosyolojinin cok sinirli ve gec olarak konuya ilgi duymasi kapitalizmin kriz süreciyle ilgilidir.
            •  Her sey aciga cikarken, kadin olgusunun da kendini gittikce tüm yönleriyle göstermesi beklenebilir. Kapitalist sistemin kadinlik olgusuna ekledigi baski sömürü unsurlari daha kapsamli anlasilmayi gerektirir. Kadin adeta sözde en degerli metadir. Hicbir sistem, kadini bu denli metalasmaya tabi tutumamistir. Ilk ve ortacaglarda genel köleligin bir parcasi olarak kadin köleligi, cariyeliginden sistem acisindan bir fark yoktur. Sadece kadina özgü bir kölelik veya metalik bir durum söz konusu degildir. Erkek haremlikler de vardir.Hadimlastirilmis erkekler de vardir. Sistemin cinsiyet anlayisinda asil en büyük farki kapitalizm koyar. Adeta metalastirilmamis tek organi yoktur. Sözümona bunu edebiyat, roman araciligiyla sanat süsü vererek yapar. Ama bu sanatin temel islevi sistemin dayanilmaz yükünün cekilmesinde kadinin azami pay sahibi kilinmasidir. Her calismaya bir ücret bicilirken, en agir is olan hamilelik, cocuk büyütme, evin her türlü isi ücretsizdir. Erkegin seks kölesi olmanin da bir ücreti yoktur. Genelevde olan ücret kadar bile bircok özel evde deger kadina gösterilmez.
            •  Evlilik namusu, onuru denilen sey, esasta "kücük imparatorun" bütün kahrinin cekilmesidir. Nasil ki büyük imparator onuru saydigi devlet mülküne bir sey oldugunda bunu savas nedeni sayarsa, kücük imparator da onuru saydigi mal olarak kadina bir sey yapilirsa bunu büyük namus meselesi, dolayisiyla kavga nedeni sayar. Daha da ilginc olan, kadinin ruh olarak tamamen bosaltilmasi, bicimsel olarak da asiri kadinsi, süslü, güzel sesli bir "kafes kusu" haline getirilmesidir. Ses ve makyaj düzeni; dogal kadinin cok disinda öz kimliginin ezici bicimde inkarina dayanan, kisiligini öldüren bir durum arz eder. Kadincilik kadinin özel olarak kisiliksizlestirilmsidir. Bir erkek icadi ve dayatmasidir. Böyle oldugu halde, sanki kadinin dogal durusu buymus gibi suclamaktan geri kalmaz. Tüm reklam, teshir malzemesi olarak kullanilmasindan bizzat sistem sorumlu oldugu halde, bu da kadinin dogal özüne yakistirilir. Kadin onuru kapitalizmle en dip noktasina oturmustur. Kadinin kimliginde dibe vuran, ayni zamanda komünal toplum degerleridir. Sistemin mantigi hem buna muhtactir hem de oldukca becerilidir.
            • Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah ÖCALAN

apoist_amara

' border='0'>
Image Hosted by ImageShack.us

son yazilarim

Dewres
ey yuce sahit
karanligin prensleri
Untitled

links

arkadaslarim


Cursors

web site hit tracking
Internet Services